Bir memur hakkında, 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni verilmiş ve bu izne dayanarak Cumhuriyet savcısı iddianame düzenlemiştir. Mahkeme, kovuşturma aşamasında, soruşturma izni veren idari makamın (örneğin valinin) kararında usule ilişkin ciddi bir sakatlık (örneğin, ön incelemeci olarak yasaklı bir kişiyi görevlendirmesi) olduğunu tespit etmiştir. Bu durumda mahkeme ne yapmalıdır? 'Soruşturma şartı' olan iznin sonradan sakat olduğunun anlaşılması, yargılamayı nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337213

Bu, usul hukukunda nadir karşılaşılan ancak önemli sonuçları olan bir durumdur. Soruşturma izni, bir 'soruşturma şartı'dır ve bu şartın usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmiş olması gerekir. Eğer mahkeme, kovuşturma aşamasında, davanın temelini oluşturan soruşturma izninin, kanunun emredici hükümlerine (ön incelemecinin niteliği, süreler, karar yeter sayısı vb.) aykırı olarak verildiğini ve bu nedenle 'yok hükmünde' veya 'mutlak butlanla malul' olduğunu tespit ederse, bu durum dava şartının aslında hiç gerçekleşmediği anlamına gelir. Mahkeme, bu tespiti yaptıktan sonra, yargılamanın esasına girerek bir mahkumiyet veya beraat kararı veremez. Çünkü davanın görülebilirlik şartı eksiktir. Bu durumda mahkeme, CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın durmasına' karar vermeli ve dosyanın, usulüne uygun yeni bir soruşturma izni alınması için ilgili idari makama gönderilmesini sağlamalıdır. İdari makam usulüne uygun yeni bir izin verirse, yargılamaya kalınan yerden devam edilir. Eğer idari makam izin vermezse veya usuli eksikliği gidermezse, mahkeme 'davanın düşmesine' karar verir. Soruşturma iznindeki sakatlık, sonradan giderilebilecek bir eksiklik olarak kabul edilir.