Yargıtay 15. HD. 2019/697 K. sayılı kararında, eser sözleşmesinde teslim olgusunun, hukuki bir işlem değil, 'hukuki fiil' olduğu ve bu nedenle her türlü delille (tanık dahil) ispatlanabileceği belirtilmiştir. Bu tespitin, HMK m. 200'deki 'senede karşı senetle ispat' kuralı ile olan ilişkisini açıklayınız. Eğer taraflar arasındaki eser sözleşmesi yazılı ise ve bedeli HMK m. 200'deki sınırı aşıyorsa, yüklenici, eseri teslim ettiğini tanıkla ispat edebilir mi?
Evet, ispat edebilir. Yargıtay'ın bu kararı, 'hukuki işlem' ile 'hukuki fiil' arasındaki temel ayrıma dayanmaktadır ve bu ayrım, HMK m. 200'ün uygulama alanını belirler. - Hukuki İşlem: Bir veya daha fazla kişinin, hukuki bir sonuç doğurmaya yönelik irade beyanlarıdır (örn. sözleşmenin kurulması, değiştirilmesi, sona erdirilmesi). HMK m. 200, değeri belirli bir miktarı aşan 'hukuki işlemlerin' senetle (kesin delil) ispat edilmesi gerektiğini düzenler. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 'kurulması', bir hukuki işlemdir ve değeri sınırı aşıyorsa senetle ispatlanmalıdır. - Hukuki Fiil: Hukuk düzeninin kendisine sonuç bağladığı insan davranışlarıdır, ancak bu davranışlarda hukuki bir sonuç yaratma iradesi şart değildir (örn. haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, eserin teslimi). Eserin 'teslimi', sözleşmenin ifası kapsamında bir maddi vakıadır. Bu bir irade beyanı değil, bir eylemdir. Bu nedenle, Yargıtay'ın da belirttiği gibi, teslim olgusu bir 'hukuki fiil'dir. HMK m. 200'deki senetle ispat zorunluluğu, hukuki fiiller için değil, hukuki işlemler için geçerlidir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki eser sözleşmesi yazılı olsa ve değeri sınırı aşsa bile, yüklenici, eseri teslim ettiği şeklindeki 'maddi vakıayı', HMK'daki genel ispat kuralı (delil serbestisi) çerçevesinde her türlü delille, bu kapsamda tanık beyanıyla da ispat edebilir. Senede karşı senetle ispat kuralı burada uygulanmaz.