CMK m. 149/3, avukatın şüpheli veya sanıkla 'görüşme' hakkının kısıtlanamayacağını belirtir. Bu 'görüşme' hakkı, sadece sözlü iletişimi mi kapsar, yoksa müdafiin şüpheliye incelemesi için dava dosyasından belgeler veya kendi hazırladığı savunma notlarını vermesini de içerir mi? Cezaevi idaresinin, güvenlik gerekçesiyle, avukat ile tutuklu sanık arasındaki belge alışverişini denetlemesi veya engellemesi, CMK m. 149/3'ün ihlali sayılır mı?
CMK m. 149/3'teki 'görüşme' hakkı, dar bir şekilde sadece sözlü iletişim olarak yorumlanamaz. Etkin bir savunma, sadece konuşmaya değil, aynı zamanda belge incelemeye, delilleri değerlendirmeye ve yazılı bir strateji oluşturmaya da dayanır. Bu nedenle 'görüşme' hakkı, savunmanın hazırlanması için gerekli olan her türlü iletişimi, buna avukat ile sanık arasındaki belge alışverişini de kapsar. Avukatın, iddianameyi, delilleri veya kendi hazırladığı savunma taslağını sanığa vererek onun da incelemesini ve katkıda bulunmasını sağlaması, savunma hakkının temel bir gereğidir. Cezaevi idaresinin, 'güvenlik' gibi genel ve soyut bir gerekçeyle, avukat ile sanık arasındaki bu belge alışverişini rutin olarak denetlemesi, içeriğini okuması veya engellemesi, CMK m. 149/3'teki 'kısıtlanamaz' hükmünün açık bir ihlalidir. Bu, savunmanın gizliliğini (CMK m. 154) de ortadan kaldırır. Ancak, çok istisnai durumlarda, belirli bir belgenin cezaevine sokulmasının veya çıkarılmasının somut bir güvenlik riski (örneğin, örgütsel talimat içermesi, kaçış planı olması gibi) oluşturduğuna dair 'mahkeme kararı' veya 'somut ve ciddi bir şüphe' varsa, sınırlı bir denetim yapılabilir. Bunun dışındaki genel ve keyfi kısıtlamalar, savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını ağır şekilde ihlal eder.