Taksirle yaralama suçunda, fiilin 'birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması' halinde TCK m. 89/4'e göre 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu fıkra, hem basit yaralanmaları (m. 89/1) hem de nitelikli yaralanmaları (m. 89/2-3) kapsar mı? Tek bir fiille bir kişinin basit (BTM ile giderilebilir), bir kişinin de nitelikli (kemik kırığı) şekilde yaralandığı bir olayda, bu suçun takibi şikayete tabi midir? TCK m. 89/5'in bu duruma etkisini analiz ediniz.
TCK m. 89/4, yaralanmaların niteliği arasında bir ayrım yapmamıştır ve tek bir fiille birden fazla kişinin yaralandığı her durumu kapsar. Dolayısıyla, yaralılardan birinin basit, diğerinin nitelikli yaralanması halinde de bu özel içtima kuralı uygulanır. Suçun takibinin şikayete bağlı olup olmadığı ise TCK m. 89/5'e göre belirlenir. Bu fıkraya göre, 'birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç', yani nitelikli yaralanma hallerinde suçun takibi şikayete tabi değildir (bilinçli taksir olmasa bile, basit taksirle işlenen nitelikli yaralanmalar da re'sen soruşturulur). Tek bir fiil ile hem şikayete tabi (basit yaralanma) hem de şikayete tabi olmayan (nitelikli yaralanma) iki ayrı netice ortaya çıkmıştır. Ceza hukukunda, 'şikayete tabi olmayan suçun, şikayete tabi olan suçu da soruşturulabilir kılması' ilkesi geçerlidir. Yani, eylem bir bütün olarak değerlendirilir ve içlerinden birinin takibi şikayete bağlı olmasa, tüm eylem re'sen soruşturulur. Dolayısıyla, somut olayda, mağdurlardan birinin nitelikli şekilde (kemik kırığı) yaralanmış olması nedeniyle, olay bir bütün olarak şikayete tabi olmaktan çıkar. Savcılık, basit yaralanan mağdur şikayetçi olmasa bile, tüm olay hakkında re'sen soruşturma yürütür ve TCK m. 89/4 uyarınca tek bir kamu davası açar.