AYM'nin Kadri Enis Berberoğlu (3) kararında, hak ihlali kararını uygulamayan ilk derece mahkemesi hakimlerinin 'cezai, idari ve hukuki sorumluluklarının doğacağı' belirtilmiştir. Bir hakimin, AYM kararını uygulamaması nedeniyle mağdur olan kişinin, bu hakime karşı doğrudan 'hukuki sorumluluk' yani 'tazminat davası' açması mümkün müdür? Bu konuyu, 6100 sayılı HMK m. 46'da düzenlenen 'hakimin hukuki sorumluluğu' halleri ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki özel düzenlemeler çerçevesinde analiz ediniz.
Hayır, mağdurun hakime karşı doğrudan tazminat davası açması mümkün değildir. Hakimlerin hukuki sorumluluğu, 2802 sayılı Kanun ve HMK m. 46 vd. hükümlerinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, bir hakimin yargılama faaliyetinden kaynaklanan bir zarardan dolayı tazminat davası, doğrudan hakimin şahsına karşı değil, 'Devlet aleyhine' açılır. Bu, yargı bağımsızlığını korumak ve hakimleri dava tehdidi altında bırakmamak için getirilmiş bir güvencedir. HMK m. 46, hakimin sorumluluğunu gerektiren halleri sınırlı sayıda saymıştır. AYM kararını kasten uygulamamak, bu hallerden 'c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması' bendine dahil edilebilir. Zira Anayasa m. 153, 'açık ve kesin bir kanun hükmü' niteliğindedir. Mağdur, bu gerekçeyle Devlet aleyhine tazminat davası açabilir. Eğer Devlet, bu dava sonucunda tazminat ödemeye mahkum edilirse, ancak o zaman ödediği tazminatı sorumlu olan hakime 'rücu' etmek için ayrı bir dava açabilir (HMK m. 46/3). Dolayısıyla, AYM'nin belirttiği 'hukuki sorumluluk', hakimin şahsına karşı doğrudan dava açılması şeklinde değil, Devlet aleyhine açılacak bir tazminat davası ve sonrasında Devletin rücu hakkı şeklinde işleyen dolaylı bir sorumluluktur.