Anayasa Mahkemesi, Kadri Enis Berberoğlu (3) kararında, hak ihlali kararının uygulanmamasının 'hukuk devletinin bir retorikten ibaret olmadığını' vurgulayarak 'anayasal düzenin korunmasının yalnızca Anayasa Mahkemesine ait bir görev olmadığını' belirtmiştir. Bu ifadenin, Alman Anayasası'nda yer alan 'direnme hakkı' (Widerstandsrecht) veya 'anayasal yurtseverlik' (Verfassungspatriotismus) gibi kavramlarla felsefi bir bağı kurulabilir mi? AYM, diğer kurumlara ve sivil topluma nasıl bir mesaj vermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337184

Evet, bu ifade ile belirtilen kavramlar arasında güçlü bir felsefi bağ kurulabilir. AYM'nin bu vurgusu, anayasal düzenin sadece mahkemeler tarafından korunan soyut bir metin değil, tüm kurumların ve vatandaşların sadakatiyle yaşayan, dinamik bir sistem olduğu anlayışını yansıtır. - Anayasal Yurtseverlik: Bu kavram, vatandaşların ve kurumların etnik veya kültürel bir kimliğe değil, anayasanın temel ilkelerine (hukuk devleti, demokrasi, insan hakları) bağlılığını ifade eder. AYM, kararını uygulamayan bir mahkemeye karşı diğer kurumları (TBMM, HSK) göreve çağırarak, onlardan anayasal ilkelere sahip çıkmalarını, yani 'anayasal yurtseverlik' göstermelerini beklediğini ima etmektedir. - Direnme Hakkı: Alman Anayasası'ndaki 'direnme hakkı', anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere karşı son çare olarak tanınan bir haktır. AYM'nin durumu bu kadar ileri götürdüğü söylenemez, ancak kararın ruhu, anayasal düzenin temelden sarsılmasına karşı pasif kalınamayacağı mesajını vermektedir. AYM, 'hukukun üstünlüğü ilkesinin ve bu ilkenin temel alındığı anayasal düzenin ağır bir biçimde ihlali' ve 'Anayasa’nın öngördüğü hukuk düzenine karşı koyma' gibi ifadelerle, durumun vahametine işaret etmektedir. Mesaj şudur: Anayasal düzen, tüm bileşenlerinin ortak sorumluluğudur. Bir yargı organı anayasal düzenin dışına çıktığında, diğer organlar ve dolaylı olarak kamuoyu, bu duruma kayıtsız kalmamalı ve anayasal meşruiyeti savunmak için kendi yetki alanları içinde harekete geçmelidir. Bu, anayasal demokrasinin kendini savunma mekanizmalarına bir çağrıdır.