Bir şüpheli, yakalandığında üzerinde kendi fotoğrafı olan ancak ölmüş bir kişiye ait kimlik bilgilerini içeren sahte bir belge ibraz etmiştir. Bu eylem, TCK m. 268 (Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması) kapsamında değerlendirilebilir mi? 'Başkası' kavramının, yaşayan bir kişi olmasının suçun unsuru olup olmadığını tartışınız. Eğer bu suç oluşmazsa, failin eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir?
Bu eylem, TCK m. 268'deki suçu oluşturmaz. TCK m. 268'deki suçun hukuki konusu, kimlik bilgileri kullanılan kişinin, kendisi hakkında bir soruşturma veya kovuşturma yapılması riskine maruz kalmasıdır. Yani, korunan hukuki değerlerden biri de kimliği kullanılan kişinin lekelenmeme hakkıdır. Ölmüş bir kişinin, hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılması, ceza alması veya lekelenmesi mümkün olmadığından, suçun hukuki konusu ortadan kalkmıştır. 'Başkası' kavramı, bu suçun niteliği gereği 'yaşayan bir gerçek kişi' olarak anlaşılmalıdır. Dolayısıyla, ölmüş birine ait kimlik bilgilerini kullanmak, TCK m. 268'deki suçu değil, diğer unsurları varsa TCK'daki genel sahtecilik suçlarını oluşturur. Eğer ibraz edilen belge, resmi bir makam tarafından düzenlenmesi gereken bir kimlik belgesi (nüfus cüzdanı, ehliyet vb.) ise ve aldatma kabiliyetine sahipse, eylem TCK m. 204/1 uyarınca 'resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturur. Failin kamu görevlisi olması veya belgenin kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenmesi gereken bir belge olması halinde nitelikli hal (m. 204/2) gündeme gelebilir. Özetle, failin eylemi TCK m. 268'den değil, TCK m. 204'ten cezalandırılmalıdır.