Bir şirket yetkilisi, hem VUK m. 359/b uyarınca tamamen 'sahte' faturalar kullanmış, hem de aynı dönemde VUK m. 359/a-2 uyarınca 'muhteviyatı itibariyle yanıltıcı' (MIYB) faturalar kullanmıştır. Bu durumda, sanık hakkında iki ayrı suçtan (sahte belge kullanma ve MIYB kullanma) dolayı ayrı ayrı mı ceza verilir? Yoksa TCK m. 44 (Fikri İçtima) hükümleri uygulanarak, cezası daha ağır olan 'sahte belge kullanma' suçundan mı ceza verilir? Yargıtay 11. CD'nin 2017/4129 K. sayılı kararı ışığında bu içtima sorununu değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337179

Bu durumda, TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima kurallarının uygulanması gerekir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/4129 K. sayılı kararında da işaret edildiği gibi, failin vergi matrahını azaltma şeklindeki 'tek bir fiil' veya 'aynı suç işleme kararı' kapsamında, hem sahte belge hem de muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanması durumunda, işlenen birden fazla suç söz konusudur. Ancak bu fiiller tek bir iradeyle gerçekleştirildiği için, fikri içtima hükümleri devreye girer. TCK m. 44, 'İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır' demektedir. Sahte belge düzenleme/kullanma suçunun cezası (3-8 yıl hapis) ile MIYB düzenleme/kullanma suçunun cezası (18 ay-5 yıl hapis) karşılaştırıldığında, sahte belge suçunun cezasının daha ağır olduğu açıktır. Bu nedenle, sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi yoluna gidilmez. Sanık, TCK m. 44 uyarınca, cezası daha ağır olan VUK m. 359/b'deki 'sahte belge kullanma' suçundan tek bir ceza ile cezalandırılır. Mahkeme, temel cezayı belirlerken, sanığın aynı zamanda MIYB de kullandığını TCK m. 61 çerçevesinde dikkate alarak alt sınırdan uzaklaşabilir.