Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/862 K. sayılı kararında, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) m. 13/5'e uygun olduğu ve kanuna aykırılık teşkil etmediği belirtilmiştir. Bu kararın hukuki dayanağını ve 'yargılama gideri' kavramı ile olan ilişkisini, CMK m. 324 ve m. 327 çerçevesinde açıklayınız.
Bu kararın hukuki dayanağı, CMK'daki genel hükümler ile AAÜT'deki özel düzenlemenin birlikte yorumlanmasıdır. CMK m. 324, avukatlık ücretlerini 'yargılama giderleri' arasında sayar. CMK m. 327/1 ise, 'Hakkında beraat... kararı verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilir.' der. Bu fıkranın zıt anlamından, beraat eden kişinin kendi kusurundan kaynaklanmayan zorunlu yargılama giderlerinin Hazine tarafından karşılanması gerektiği sonucu çıkar. Beraat eden bir sanığın, kendisine karşı haksız yere açılmış bir kamu davasında kendini savunmak için bir avukata ödemek zorunda kaldığı vekalet ücreti, onun kusurundan kaynaklanmayan bir giderdir. CMK m. 327/2 de 'Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.' diyerek bu ilkeyi pekiştirir. Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT m. 13/5 (veya güncel tarifedeki ilgili madde) ise bu genel ilkeyi somutlaştırarak, 'Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.' şeklinde açık bir kural getirmiştir. Bu tarife, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na dayanılarak çıkarılan ve yargı kararlarında uygulanması zorunlu olan bir düzenlemedir. Dolayısıyla, Yargıtay'ın kararı, CMK'daki yargılama giderlerine ilişkin genel ilkeler ile AAÜT'deki bu özel ve açık hükmün birleşimine dayanmaktadır ve hukuka uygundur.