Bir kamu hastanesinde görevli hekim, görevi sebebiyle işlediği iddia edilen bir suçtan (taksirle yaralama) dolayı, 7406 sayılı Kanun değişikliği sonrası kurulan 'Mesleki Sorumluluk Kurulu'ndan hakkında soruşturma izni verilmemesi kararı almıştır. Bu karar idari yargıda kesinleşmiştir. Mağdur, bu durum üzerine aynı olay nedeniyle hekime karşı hukuk mahkemesinde 'tazminat davası' açmıştır. Hukuk hakimi, ceza soruşturmasına izin verilmemiş olmasını, hekimin 'kusursuz olduğu' yönünde kesin bir delil olarak kabul edebilir mi? 'Ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlayıcılığı' (TBK m. 74) ilkesi, bu idari karar için de geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337171

Hayır, hukuk hakimi bu kararı kesin bir delil olarak kabul edemez ve bu kararla bağlı değildir. TBK m. 74'te (eski BK m. 53) düzenlenen 'ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlayıcılığı' ilkesi, maddi olayın varlığı ve failin kusuru konusunda verilen ve kesinleşen bir 'mahkeme kararı' için geçerlidir. 'Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun soruşturma izni vermemesi kararı ise, bir mahkeme kararı değil, bir 'idari işlem'dir. Bu karar, eylemin suç teşkil etmediği veya failin kusursuz olduğu yönünde bir maddi gerçek tespiti yapmaz; sadece kamu davası açılması için yeterli şüphe veya kamu yararı görülmediği yönünde bir idari takdirdir. Ceza hukuku sorumluluğu ile özel hukuk (tazminat) sorumluluğu için aranan kusur standartları farklıdır. Ceza soruşturması açılması için yeterli görülmeyen bir kusur, özel hukukta tazminat sorumluluğu doğurmak için yeterli olabilir. Hukuk hakimi, tazminat davasında, soruşturma izni verilip verilmediğine bakmaksızın, kendi delillerini (bilirkişi raporu, tanık vb.) toplayarak hekimin kusurlu olup olmadığını serbestçe takdir eder. Kurulun kararı, hukuk mahkemesinde sadece bir 'takdiri delil' olarak dosyaya sunulabilir, ancak hakimi bağlayıcı bir etkisi yoktur.