AYM'nin Kadri Enis Berberoğlu (3) kararında alt derece mahkemesinin ihlal kararını uygulamaması, 'mahkemeye erişim hakkının' ihlali olarak da değerlendirilmiştir. Bir mahkeme kararının 'uygulanması', mahkemeye erişim hakkının bir unsuru mudur? Bu hakkın, sadece davanın açılabilmesi ve yürütülebilmesi aşamalarını mı, yoksa kararın icrası aşamasını da kapsayıp kapsamadığını, AİHS m. 6 ve ilgili AİHM içtihatları (örn. Hornsby/Yunanistan) ışığında açıklayınız.
Evet, bir mahkeme kararının uygulanması, mahkemeye erişim hakkının (AİHS m. 6) ayrılmaz bir parçası ve tamamlayıcı bir unsurudur. AİHM'in yerleşik içtihadına göre (başlangıç kararı Hornsby/Yunanistan), mahkemeye erişim hakkı sadece bir mahkemeye dava açabilme ve yargılama sürecine katılabilme hakkını değil, aynı zamanda o mahkeme tarafından verilen kesin ve bağlayıcı bir kararın 'icrasını isteme hakkını' da kapsar. Aksi takdirde, yani mahkeme kararları uygulanmazsa, AİHS m. 6'da güvence altına alınan tüm yargısal güvenceler (adil duruşma, makul sürede yargılanma, silahların eşitliği vb.) teorik ve etkisiz kalır. Bir mahkeme kararının, özellikle de idare veya başka bir yargı organı tarafından uygulanmaması, yargılamayı anlamsız hale getirir ve bireyin hakkına fiilen kavuşmasını engeller. Bu nedenle, bir yargı kararının icra edilmemesi veya makul olmayan bir gecikmeyle icra edilmesi, mahkemeye erişim hakkının özünü zedeler. AYM de Berberoğlu kararında bu evrensel ilkeye atıf yaparak, kendi ihlal kararının uygulanmamasını, sadece Anayasa m. 153'ün (kararların bağlayıcılığı) değil, aynı zamanda başvurucunun Anayasa m. 36'daki 'hak arama hürriyeti' ve AİHS m. 6'daki 'mahkemeye erişim hakkı'nın da devam eden bir ihlali olarak nitelendirmiştir.