Bir memurun, göreviyle ilgisiz bir şekilde, mesai saatleri içinde adliye koridorunda bir vatandaşa hakaret etmesi (TCK m. 125) eylemi, 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma iznine tabi midir? Bu durumu, 'görevi sebebiyle işlenen suç' ve 'görev sırasında işlenen suç' ayrımı temelinde, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/20739 K. sayılı kararındaki mantığı kullanarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337165

Hayır, bu eylem soruşturma iznine tabi değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı ve ilgili kararında da vurgulandığı gibi, 4483 sayılı Kanun, memurların işlediği her suçu değil, sadece 'görevi sebebiyle' işlediği suçları kapsar. 'Görevi sebebiyle işlenen suç', memurun kamu görevinden kaynaklanan bir yetkiyi kullanırken veya görevini yaparken, göreviyle doğrudan nedensellik bağı içinde olan bir suçtur (örneğin, görevi kötüye kullanma, zimmet). 'Görev sırasında işlenen suç' ise, suçun sadece memurun görev yaptığı zaman dilimi veya mekanda işlenmiş olmasıdır, ancak suçun görevin kendisiyle bir ilgisi yoktur. Hakaret suçu (TCK m. 125), herhangi bir kişi tarafından işlenebilecek genel bir suçtur. Failin memur olması, suçun kurucu unsuru değildir. Adliye koridorunda bir vatandaşa hakaret etmek, memurun görevinden kaynaklanan bir eylem değil, kişisel bir eylemdir. Bu fiil, görevin ifasıyla değil, kişisel bir anlaşmazlık, sinir veya başka bir nedenle ortaya çıkmıştır. Suçun mesai saatleri içinde ve görev yerinde işlenmiş olması, onu 'görevi sebebiyle' işlenmiş bir suç haline getirmez. Dolayısıyla, bu suç 'görev sırasında' işlenmiş ancak görevle bağlantılı olmayan bir suç olduğu için, 4483 sayılı Kanun kapsamında değildir ve Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre, izin alınmaksızın doğrudan soruşturulmalıdır.