Bir sanığın fiili, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2009/2223 K. sayılı kararındaki gibi, hem 'tamamlanmış nitelikli yağma' (TCK m. 149) hem de 'kalkışma aşamasında kalan nitelikli yağma' (teşebbüs) unsurlarını içermektedir. Mahkeme, eylemi bölerek tamamlanmış kısımdan mahkumiyet, teşebbüs aşamasında kalan kısımdan beraat kararı vermiştir. Yargıtay bu kararı neden bozmuştur? Bu durumu, 'suçların içtimaı' kurallarından 'bileşik suç' (TCK m. 42) ve 'zincirleme suç' (TCK m. 43) kavramları çerçevesinde değil, 'fiilin tekliği' ve 'suçun hukuki kesintiye uğramaması' ilkeleri açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337163

Yargıtay'ın bu kararı bozmasının temel nedeni, sanığın eyleminin hukuki ve fiili anlamda 'tek bir fiil' oluşturması ve yapay bir şekilde bölünemeyeceğidir. Sanık, aynı mağdura karşı, aynı suç işleme kararı altında, kesintisiz bir eylem silsilesi içinde yağma suçunu işlemeye devam etmektedir. İlk olarak para istemesi, alamayınca bilezik alması, sonra bilezikleri beğenmeyip tekrar para istemesi, aynı suç niyetinin farklı aşamalardaki tezahürleridir. Bu eylemler arasında hukuki veya fiili bir kesinti yoktur. Mahkemenin, eylemi tamamlanmış kısım (bileziklerin alınması) ve teşebbüs aşamasında kalan kısım (2000 doların alınamaması) olarak bölmesi, 'fiilin tekliği' ilkesine aykırıdır. Bu durum, ne farklı suçların bir araya geldiği 'bileşik suç'tur ne de aynı suçun farklı zamanlarda birden çok kez işlendiği 'zincirleme suç'tur. Bu, tek bir nitelikli yağma suçunun işlenmesi sürecidir. Suç, tehdit altında ilk menfaatin (bilezik) alınmasıyla zaten tamamlanmıştır. Sonrasında paranın istenmeye devam edilmesi, suçun devam eden bir parçasıdır. Suçun tamamı, 'nitelikli yağmaya teşebbüs' değil, 'tamamlanmış nitelikli yağma'dır. Mahkeme, tüm eylemleri bir bütün olarak tek bir nitelikli yağma suçu (TCK m. 149) olarak değerlendirmeli ve bu suçtan tek bir ceza vermeliydi. Eylemi bölerek birinden mahkumiyet, diğerinden beraat kararı vermesi, suçun bütünlüğünü parçalayan hatalı bir hukuki nitelendirmedir.