AYM'nin Kadri Enis Berberoğlu (3) kararında, hak ihlali kararını uygulamayan ilk derece mahkemesi 'direnme' kararı vermiş, bu karara yapılan itiraz da üst merci tarafından reddedilmiştir. Bu durum, 'anayasal bir kriz' veya 'yargısal anarşi' olarak nitelendirilebilir mi? Hukuk devletinde, yüksek mahkeme kararlarına karşı alt derece mahkemelerinin 'direnme' hakkı var mıdır? Bu konuyu, Yargıtay Hukuk/Ceza Genel Kurulları'nın bozma kararlarına karşı direnme hakkı ile AYM'nin bireysel başvuru kararlarına karşı direnme arasındaki temel farkı vurgulayarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337159

AYM'nin bireysel başvuru kararlarına karşı alt derece mahkemelerinin bir 'direnme' hakkı yoktur. Bu durum, hukukun üstünlüğü ilkesini temelden sarsan 'anayasal bir kriz' olarak nitelendirilebilir. Yargıtay Hukuk veya Ceza Genel Kurulları'nın bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin 'direnme hakkı', kanunda (HMK, CMK) açıkça düzenlenmiş bir usul kurumudur. Bu, Yargıtay daireleri ile ilk derece mahkemeleri arasında bir içtihat uyuşmazlığı olduğunda, konunun nihai olarak en üst organ olan Genel Kurullar tarafından çözülmesini sağlayan bir mekanizmadır. Burada mahkemeler arasında hiyerarşik bir ast-üst ilişkisinden çok, bir içtihat birliği sağlama amacı vardır. AYM'nin bireysel başvuru kararları ise tamamen farklı bir hukuki statüye sahiptir. AYM, bir kanun yolu mercii değildir; temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğini denetleyen anayasal bir yargı organıdır. Kararları, Anayasa m. 153 uyarınca 'kesin' ve 'herkesi bağlayıcı'dır. AYM'nin bir hak ihlali tespit etmesi, anayasal bir normun ihlal edildiği anlamına gelir ve normlar hiyerarşisi gereği alt derece mahkemesinin bu karara uyması mutlak bir zorunluluktur. Alt derece mahkemesinin AYM kararına direnmesi, kanunda öngörülmüş bir hak değil, Anayasa'nın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını reddetmek anlamına gelen, anayasal düzene aykırı bir fiildir. Bu nedenle Berberoğlu kararında AYM, bu eylemi 'direnme' olarak değil, 'Anayasa hükümlerini hiçe sayma' olarak nitelendirmiştir.