Bir sanık hakkında hem taksirle yaralama (TCK m. 89) hem de trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma (TCK m. 180) suçlarından dava açılmıştır. Bu iki suç arasında nasıl bir içtima ilişkisi vardır? Her iki suçtan ayrı ayrı mı ceza verilir, yoksa biri diğerinin içinde erir mi?
Bu iki suç arasında 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) ilişkisi vardır. Fail, tek bir taksirli fiil (alkollü veya tehlikeli araç kullanma) ile hem genel güvenliği tehlikeye atmış (TCK m. 180) hem de bir kişinin yaralanmasına neden olmuştur (TCK m. 89). TCK m. 180, soyut bir tehlike suçudur; suçun oluşması için bir zarar neticesinin (ölüm, yaralanma) meydana gelmesi şart değildir. TCK m. 89 ise bir zarar (netice) suçudur. Tek bir fiil ile kanunun iki farklı hükmü ihlal edildiği için, TCK m. 44 uyarınca faile sadece cezası daha ağır olan suçtan ceza verilir. Taksirle yaralama suçunun temel halinin (m. 89/1) cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası iken, trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçunun (m. 180/1) cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapistir. Dolayısıyla, basit yaralanma halinde TCK m. 180'den ceza verilir. Ancak, yaralanma TCK m. 89/2 veya 89/3'teki nitelikli hallerden birini oluşturuyorsa (örneğin kemik kırığı), bu durumda taksirle yaralama suçunun cezası daha ağır hale geleceği için, faile bu kez TCK m. 89'dan ceza verilir. Kısacası, mahkeme her iki suçun somut olaydaki cezalarını karşılaştırıp, hangisi daha ağır ise o suçtan hüküm kurmalıdır.