TCK m.30/3'ün madde gerekçesinde, 'hatanın kaçınılabilir olması durumunda' kişinin sorumlu tutulacağı ancak bu hatanın temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacağı belirtilmektedir. Bu ifade, ceza hukuku pratiğinde ne anlama gelmektedir?
Makalede (Suçun Nitelikli Halinde Hataya Düşülmesi) yer alan bu gerekçe, ceza hukuku pratiğinde şu anlama gelir: Fail, meşru savunma veya haksız tahrik gibi bir ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenin koşullarının var olduğu zannıyla hareket etmiş, ancak bu hatası 'kaçınılabilir' nitelikteyse, bu hukuki kurumlardan (meşru savunma, haksız tahrik indirimi vb.) yararlanamaz. Yani, fiilinden dolayı tam olarak sorumlu tutulur ve cezalandırılır. Ancak, TCK m.61'e göre temel ceza belirlenirken hâkim, suçun işleniş biçimi, failin kastının veya taksirinin yoğunluğu gibi unsurları göz önünde bulundurur. Failin, her ne kadar kaçınılabilir de olsa, bir hata içinde hareket etmiş olması, onun kastının veya kusurunun yoğunluğunu azaltan bir faktör olarak değerlendirilebilir. Bu durumda hâkim, takdir hakkını kullanarak, temel cezayı kanunda öngörülen alt sınıra daha yakın bir noktadan belirleyebilir. Yani hata, bir mazeret sayılmaz ama cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınabilir bir unsur olur.