Bir trafik kazasında, sürücünün fiili hem bir kişinin taksirle ölümüne (TCK m. 85) hem de başka bir kişinin taksirle yaralanmasına (TCK m. 89) neden olmuştur. Bu durumda, TCK m. 44 (Fikri İçtima) hükümleri mi uygulanır, yoksa TCK m. 85 ve m. 89'dan ayrı ayrı mı ceza verilir? Taksirle işlenen suçlarda fikri içtima kurumunun uygulanabilirliğini ve neticelerin farklılığını dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337142

Bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima hükümleri uygulanır. Fail, 'tek bir fiil' olan taksirli sürüş eylemiyle, kanunun farklı iki hükmünü (TCK m. 85 ve TCK m. 89) ihlal etmiştir. TCK m. 44, işlenen fiilin tek olması ve bu tek fiille birden fazla 'farklı' suçun oluşması halinde, failin sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılacağını öngörür. Taksirle öldürme ve taksirle yaralama, korudukları hukuki değerler ve unsurları itibarıyla 'farklı' suçlardır. TCK m. 44'ün uygulanması için suçların kasten veya taksirle işlenmiş olması arasında bir ayrım yapılmamıştır; dolayısıyla taksirli suçlarda da fikri içtima uygulanabilir. Taksirle öldürme suçunun cezası (2-6 yıl hapis), taksirle yaralamanın en ağır halinin cezasından bile daha fazladır. Bu nedenle, fail hakkında TCK m. 44 uyarınca sadece taksirle öldürme suçundan (TCK m. 85) ceza verilir. Ancak, mahkeme TCK m. 61 uyarınca bu suçtan temel cezayı belirlerken, fiilin aynı zamanda bir başkasının da yaralanmasına neden olduğunu göz önünde bulundurarak temel cezayı alt sınırdan uzaklaştırarak tayin etmelidir. Ayrı ayrı iki suçtan ceza verilmesi, 'ne bis in idem' ilkesine aykırı olur.