Davasını tamamen ıslah (HMK m. 180) eden davacı, yeni dava dilekçesini süresinde vermemiş ve dava ıslah öncesi haliyle devam etmiştir. Davacı, bu davadan feragat ettikten sonra, ıslahla ileri sürmeyi amaçladığı talepler için yeni bir dava açmıştır. Davalı, bu yeni davada, HMK m. 176/2'deki 'ıslahın bir kez yapılabileceği' ve ilk davadaki ıslah beyanı ile bu hakkın tüketildiği gerekçesiyle 'usulden ret' talebinde bulunabilir mi? Islah hakkının 'aynı dava' içinde sınırlı olmasının, yeni bir davaya etkisini açıklayınız.
Hayır, davalının bu talebi kabul edilemez. HMK m. 176/2'deki 'Taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.' hükmü, 'aynı dava' için geçerli bir kısıtlamadır. Davacının ilk davada tamamen ıslah beyanında bulunup sonra dilekçe vermemesi, HMK m. 180 uyarınca o dava içindeki tek ıslah hakkını tüketmesine neden olmuştur. Ancak bu durum, davacının o talepleriyle ilgili olarak yeni bir dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Davacı, ilk davadan feragat etmekle o davayı esastan sona erdirmiştir. Açtığı yeni dava, usulen tamamen farklı ve bağımsız bir davadır. Her yeni dava, taraflara kendi içinde yeni usuli haklar (cevap, delil sunma, ıslah vb.) tanır. Dolayısıyla, davacı yeni açtığı bu dava içinde de, şartları oluşursa, yine bir kez ıslah hakkına sahiptir. Islah hakkının önceki davada tüketilmiş olması, yeni ve müstakil bir davayı etkilemez. Davalının 'usulden ret' talebi bu nedenle hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkeme, yeni davanın esasına girerek yargılamaya devam etmelidir.