TCK m. 89/4 'Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur' şeklinde özel bir içtima kuralı getirmiştir. Failin tek bir taksirli fiili (örneğin trafik kazası) ile bir kişi TCK m. 89/1 kapsamında basitçe, diğer bir kişi ise TCK m. 89/3 kapsamında (örneğin bir organının işlevini yitirecek şekilde) ağır yaralanmıştır. Bu durumda faile hangi hüküm uygulanmalıdır? TCK m. 89/4'teki özel içtima kuralı mı, yoksa TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca en ağır cezayı gerektiren TCK m. 89/3'ten mi ceza verilmelidir? Tartışınız.
Bu durum, ceza hukukunda özel normun genel norma önceliği (lex specialis derogat legi generali) ilkesi çerçevesinde çözülmelidir. TCK m. 89/4, taksirle yaralama suçunun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hali için özel bir içtima hükmü getirmiştir. TCK m. 44'teki fikri içtima ise genel bir içtima kuralıdır. Özel normun varlığı halinde genel norma gidilemez. Dolayısıyla, failin tek bir taksirli fiili ile birden fazla kişinin yaralanması durumunda, yaralanmaların derecesi ne olursa olsun (basit, nitelikli fark etmeksizin), uygulanacak norm TCK m. 89/4'tür. Faile doğrudan bu fıkrada belirtilen 'altı aydan üç yıla kadar hapis cezası' aralığından bir ceza tayin edilmelidir. Ancak, TCK m. 61 uyarınca temel ceza belirlenirken, mağdurlardan birinin TCK m. 89/3 kapsamında çok ağır yaralanmış olması, 'meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı' kriteri olarak göz önüne alınmalı ve temel ceza bu fıkranın alt sınırı olan 6 aydan önemli ölçüde uzaklaşılarak, üst sınıra yakın bir yerden belirlenmelidir. Yani, yaralanmaların farklı ağırlıkta olması, uygulanacak fıkrayı değiştirmez (hep m. 89/4 uygulanır), ancak o fıkra içinde verilecek temel cezanın miktarını doğrudan etkiler.