Taksirle yaralama (TCK m. 89) suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden olan 'yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olma' (m. 89/2-e) ile 'iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmeye neden olma' (m. 89/3-a) arasındaki ayrımın temel kriterleri nelerdir? Yaralanma sonrası yoğun bakıma alınan ve bir hafta sonra iyileşerek taburcu olan bir mağdurun durumu hangi bent kapsamında değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337131

İki nitelikli hal arasındaki temel ayrım, neticenin 'geçici' veya 'kalıcı' olmasına ve tehlikenin niteliğine dayanır. 'Yaşamını tehlikeye sokan bir durum' (m. 89/2-e), yaralanmanın niteliği itibarıyla mağdurun hayat fonksiyonları üzerinde akut ve ciddi bir tehlike yarattığı, ancak bu tehlikenin tıbbi müdahale ile veya zamanla ortadan kalktığı durumları ifade eder. Burada önemli olan, yaralanma anında veya sonrasında yaşamsal bir tehlikenin 'ortaya çıkmış olmasıdır'. Neticenin kalıcı olması aranmaz. 'İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık veya bitkisel hayata girme' (m. 89/3-a) ise, yaralanma sonucunda mağdurun vücudunda veya zihninde kalıcı, sürekli ve tıp biliminin verilerine göre geri döndürülemez bir patolojik durumun ortaya çıkmasıdır. Tehlike artık sadece bir risk değil, kalıcı bir duruma dönüşmüştür. Örnekteki, yaralanma sonrası yoğun bakıma alınıp bir hafta sonra iyileşen mağdurun durumu, açıkça 'yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olma' (m. 89/2-e) kapsamında değerlendirilmelidir. Çünkü mağdurun hayatı tehlikeye girmiş, ancak bu durum kalıcı bir hastalığa veya bitkisel hayata dönüşmeden ortadan kalkmıştır. Bu nedenle faile, daha az artırım öngören TCK m. 89/2 uygulanmalıdır.