HMK m. 180 uyarınca davasını tamamen ıslah eden davacı, bir haftalık süre içerisinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Bu süre, HMK m. 94 uyarınca hâkim tarafından uzatılabilen veya kısaltılabilen bir süre midir, yoksa kanuni ve kesin bir süre midir? Cevabınızı, sürenin niteliği ve 'ıslah hakkı kullanılmış sayılır' şeklindeki yaptırımın kesinliği açısından gerekçelendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337127

HMK m. 180'de belirtilen bir haftalık süre, kanuni ve kesin bir süredir. Hâkim tarafından uzatılamaz veya kısaltılamaz. HMK m. 90, sürelerin kanunda belirtildiği veya hâkim tarafından tespit edildiğini, kanunun belirlediği sürelerin ise kural olarak kesin olduğunu belirtir. HMK m. 180, süreyi bizzat kanunun kendisi belirlemiş ve bu süreye uyulmamasının sonucunu da açıkça 'ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir' şeklinde kesin bir yaptırıma bağlamıştır. HMK m. 94'te hâkimin belirlediği veya uzatıp kısaltabileceği süreler, tarafların delil sunması, beyanda bulunması gibi hâkimin takdirine bırakılmış usuli işlemler için geçerlidir. Islah gibi, tarafların tek taraflı iradesiyle yargılamanın seyrini kökten değiştiren ve kanunda özel olarak düzenlenmiş bir kurum için öngörülen süre, hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Yaptırımın bu kadar kesin olması ('ıslah hakkı kullanılmış sayılır'), sürenin de kesin olduğunu göstermektedir. Taraflar, bu kesin süreyi kaçırmaları halinde, HMK m. 95'teki 'eski hâle getirme' şartları (elde olmayan sebeplerle sürenin kaçırılması) oluşmadıkça, bu süreyi telafi edemezler.