Bir hekim, hastasının onamını alarak gerçekleştirdiği bir ameliyatta, tıp biliminin standartlarına ve öngörülen protokollere tamamen uygun hareket etmesine rağmen, tıpta 'izin verilen risk' (komplikasyon) olarak kabul edilen ve öngörülemeyen bir netice sonucu hasta yaralanmıştır. Bu durumda hekimin taksirle yaralama (TCK m. 89) suçundan cezai sorumluluğu doğar mı? 'İzin verilen risk' kavramının, taksirin unsurlarından olan 'objektif özen yükümlülüğünün ihlali' ve 'öngörülebilirlik' ile ilişkisini açıklayınız.
Hayır, bu durumda hekimin cezai sorumluluğu doğmaz. Taksirli sorumluluğun temel şartı, failin objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Hekim, tıp biliminin güncel standartlarına, protokollerine ve mesleki tecrübenin gerektirdiği tüm kurallara uygun hareket etmişse, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılır. Tıbbi müdahaleler doğası gereği bir miktar risk içerir. Tıp biliminin standartlarına uygun davranılmasına rağmen ortaya çıkan, öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olmayan, her an ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlara 'izin verilen risk' veya 'komplikasyon' denir. Bu risk, tıp mesleğinin icrasının doğasında vardır ve hukuk düzeni tarafından meşru kabul edilir. 'İzin verilen risk' kapsamında bir neticenin ortaya çıkması, hekimin özen yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmez. Ayrıca, taksirin bir diğer unsuru olan 'öngörülebilirlik' de burada gerçekleşmemiştir. Eğer bir sonuç, tüm özen gösterilmesine rağmen öngörülemiyor ve önlenemiyorsa, bu sonuçtan dolayı faile kusur atfedilemez. Dolayısıyla, hekimin fiili ile netice arasında illiyet bağı olsa bile, kusurluluğun bir unsuru olan 'taksir' bulunmadığından, hekim TCK m. 89'dan sorumlu tutulamaz.