Davacı, dava dilekçesinde A vakıasına dayanarak X talebinde bulunmuştur. Yargılama sırasında ise, HMK m. 180 uyarınca davasını tamamen ıslah ederek, dava dilekçesinde hiç bahsetmediği B vakıasına dayanarak Y talebinde bulunmuştur. Yargıtay 15. H.D. 2020/2652 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, dava dilekçesinde talep edilmemiş bir alacak kaleminin ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi mümkün değilken, davanın 'tamamen ıslahı' ile bu nasıl mümkün olmaktadır? 'Kısmi ıslah' ile 'tamamen ıslah' arasındaki bu temel farkı, 'iddianın genişletilmesi yasağı' prensibi çerçevesinde açıklayınız.
Bu durum, 'kısmi ıslah' ile 'tamamen ıslah' arasındaki temel felsefe farkından kaynaklanmaktadır. 'İddianın genişletilmesi yasağı' (HMK m. 141), tarafların dilekçeler teatisi aşaması bittikten sonra dava ve savunmalarını serbestçe değiştirememelerini ifade eder. Islah, bu yasağın tek istisnasıdır. 'Kısmi ıslah' (HMK m. 181), mevcut dava çerçevesinde yapılan belirli bir usul işleminin düzeltilmesidir. Örneğin, talep edilen alacak miktarının artırılması. Bu durumda, davacı dava dilekçesinde hiç talep etmediği yeni bir alacak kalemini (örneğin, kira alacağı davasına manevi tazminat eklemek) 'kısmi ıslahla' ekleyemez. Çünkü bu, mevcut talebin 'artırılması' değil, yeni bir talep eklenmesidir. 'Tamamen ıslah' (HMK m. 180) ise çok daha radikal bir kurumdur. Davacı, bu yola başvurduğunda, dava dilekçesi dahil o ana kadar yapılmış tüm usul işlemleri (HMK m. 179/2'dekiler hariç) 'yapılmamış sayılır'. Davacı, bir hafta içinde vereceği yeni dilekçe ile adeta sıfırdan yeni bir dava açmış gibi olur. Bu nedenle, ilk dilekçede hiç olmayan A vakıası ve X talebi ortadan kalkar; davacı yeni dilekçesinde bambaşka bir B vakıasına dayanarak tamamen farklı bir Y talebinde bulunabilir. Yani, kısmi ıslah mevcut davayı 'düzeltirken', tamamen ıslah mevcut davayı 'yok sayıp yerine yenisini koyar'. Yargıtay 15. H.D.'nin kararı da bu ayrımı teyit etmektedir; bir alacak kalemi ilk kez 'kısmi ıslahla' değil, ancak davanın 'tamamen ıslahı' ile davaya dahil edilebilir.