6216 sayılı Kanun m. 50/2, hak ihlali kararı sonrası 'yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkemenin, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar vermek zorunda' olduğunu belirtmektedir. Kadri Enis Berberoğlu (3) kararında AYM, bu yükümlülüğün derece mahkemesine 'gösterilen sebebin varlığı hususunda herhangi bir takdir yetkisi' bırakmadığını vurgulamıştır. Bu durum, CMK m. 311 ve devamında düzenlenen 'yargılamanın yenilenmesi' kurumundan hangi temel usuli farklılıkları içermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337112

AYM kararı sonrası yapılan 'yeniden yargılama' ile CMK'daki 'yargılamanın yenilenmesi' arasında temel usuli farklar şunlardır: 1) Başvuru ve Karar Mercii: CMK'daki yargılamanın yenilenmesi, hükümlünün veya kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır ve bu talebin kabul edilip edilmeyeceğine (kabule değerlik incelemesi) hükmü veren mahkeme karar verir. AYM kararı sonrası 'yeniden yargılama' ise bir talebe bağlı değildir; AYM'nin ihlal kararı üzerine ilgili derece mahkemesi re'sen (kendiliğinden) harekete geçmek zorundadır. 2) Kabule Değerlik İncelemesi: CMK'da mahkeme, yargılamanın yenilenmesi talebinin kanundaki şartları taşıyıp taşımadığını inceler ve talebi reddedebilir. AYM kararı sonrası 'yeniden yargılama'da ise derece mahkemesinin böyle bir 'kabule değerlik incelemesi' veya takdir yetkisi yoktur. AYM'nin ihlal tespiti, yeniden yargılama yapılması için yeterli ve bağlayıcı sebeptir. 3) Amaç: CMK'daki yargılamanın yenilenmesinin amacı, maddi gerçeğe aykırı veya ciddi adli hatalar içeren kesinleşmiş bir hükmü ortadan kaldırmaktır. AYM kararı sonrası 'yeniden yargılama'nın amacı ise, tespit edilen bir 'temel hak ihlalini ve sonuçlarını' ortadan kaldırmaktır. Bu, sadece maddi gerçeğin araştırılmasından daha geniş bir anayasal koruma amacı taşır. (Bkz. Bireysel Başvuruda İhlal Kararının Uygulanma Zorunluluğu ve Anayasal Beklentiler makalesi, özellikle dipnot 6).