Bir sanığın, av tüfeği ile yaptığı tek bir atışla hem A'yı kasten öldürmeye teşebbüs etmesi hem de B'yi olası kastla yaralaması durumunda, Yargıtay neden sanığın sadece kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılması gerektiğini savunurken, TCK m.212'deki sahtecilik suçuna ilişkin özel içtima kuralını bir karşı argüman olarak ele almıştır?
Makalede (Farklı Neviden Fikri İçtima) TCK m.212'ye atıf yapılması, kanun koyucunun istediği zaman fikri içtima kuralına bir istisna getirebildiğini göstermek amacıyla yapılmıştır. TCK m.212, sahte bir belgenin başka bir suçun işlenmesinde kullanılması halinde, hem sahtecilikten hem de ilgili diğer suçtan ayrı ayrı (gerçek içtima) ceza verileceğini düzenleyerek, TCK m.44'ün uygulanmasını açıkça engellemiştir. Yargıtay'ın mantığı şudur: Eğer kanun koyucu, tek fiille işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları için de gerçek içtima (ayrı ayrı cezalandırma) kuralının uygulanmasını isteseydi, TCK m.212'de yaptığı gibi, TCK m.44 için de açık bir istisna hükmü koyardı. Böyle bir istisna hükmü olmadığına göre, TCK m.44'teki genel kural (en ağır suçtan ceza verilmesi) uygulanmalıdır. Bu, kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olarak yorumlanmaktadır.