27.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler hakkında yapılacak soruşturmalar da 4483 sayılı Kanun kapsamına alınmış ve soruşturma izni 'Mesleki Sorumluluk Kurulu'na bağlanmıştır. Bu düzenlemenin, Anayasa m. 36'daki 'hak arama hürriyeti' ve AİHS m. 6'daki 'mahkemeye erişim hakkı' üzerindeki potansiyel etkilerini, 'etkili başvuru yolu' kavramı çerçevesinde kritik ediniz. Bu izin mekanizması, mağdur için ek bir külfet midir, yoksa hekimler için mesleki güvence sağlayan meşru bir koruma mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337089

Bu düzenleme, hekimler açısından mesleklerini ifa ederken haksız ve keyfi soruşturmalara maruz kalmalarını önlemeyi amaçlayan bir güvence mekanizması olarak görülebilir. Ancak, mağdurun hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkı açısından kritik bir değerlendirmeyi gerektirir. 'Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun soruşturma izni vermemesi, mağdurun ceza yargılaması yoluyla failin cezalandırılmasını talep etme hakkını doğrudan engeller. Bu durum, mağdur için mahkemeye erişim öncesi aşılması gereken bir idari engel teşkil eder. Kurulun yapısı, üyelerinin atanma şekli, karar alma süreçlerinin şeffaflığı ve kararlarının denetlenebilirliği (Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu öngörülmüştür), bu yolun 'etkili bir başvuru yolu' olup olmadığını belirleyecektir. Eğer Kurul, keyfi veya hekimleri koruma odaklı kararlar verirse, bu durum mağdurun hak arama özgürlüğünü anlamsız kılabilir. Dolayısıyla, düzenleme bir dengeyi gözetmektedir: Bir yanda hekimin mesleki güvencesi, diğer yanda mağdurun adalete erişim hakkı. Bu dengenin sağlanıp sağlanamadığı, Kurul'un uygulamaları ve yargısal denetimin etkinliği ile ortaya çıkacaktır. Düzenlemenin kendisi tek başına Anayasa'ya aykırı olmasa da, uygulamada hak ihlallerine yol açma potansiyeli taşımaktadır. (Bkz. Hekimlerin Ceza Sorumluluğu & Memurlar ve Kamu Görevlisi Hakkında Soruşturma İzni Verilmesi makaleleri).