6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin AYM'ye, tespit edilen ihlalin ve sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağına dair yapılması gerekenleri belirleme yetkisi vermesi, kuvvetler ayrılığı ilkesi açısından nasıl bir denge kurmaktadır?
Bu yetki, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelemek yerine, onu tamamlayan ve işler kılan bir 'denge ve denetleme' (checks and balances) mekanizmasıdır. Anayasal yargının temel işlevi, diğer devlet organlarının (yasama, yürütme ve yargı) eylem ve işlemlerinin Anayasa'ya ve temel haklara uygunluğunu denetlemektir. AYM'nin bir hak ihlali tespit etmesi, bu denetimin bir sonucudur. İhlalin nasıl giderileceğini belirleme yetkisi ise, bu denetimin sonuçsuz kalmasını önleyen bir güvencedir. AYM, derece mahkemesinin yerine geçerek bir karar vermez (yerindelik denetimi yapmaz), ancak o mahkemenin, anayasal bir hakkı ihlal etmeyecek şekilde nasıl karar vermesi gerektiğinin 'hukuki çerçevesini' çizer. Bu, anayasal yargının diğer erkler üzerindeki denetim yetkisinin doğal bir sonucudur.