Bir davada, davacı tarafın ıslah talebi mahkemece kabul edilmiş ve davalıya ıslaha karşı beyanda bulunması için süre verilmiştir. Davalı, ıslahın kötüniyetli olduğunu (HMK m. 182) bu aşamada mı ileri sürmelidir, yoksa bu itirazı yargılamanın her aşamasında yapabilir mi?
Davalı, ıslahın kötüniyetli olduğuna dair iddiasını, ıslah dilekçesine karşı cevaplarını sunduğu aşamada ileri sürmelidir. Bu, savunma hakkının bir parçasıdır. Ancak, ıslahın kötüniyetli olduğu, yargılamanın daha sonraki aşamalarında ortaya çıkan deliller veya olaylarla (örneğin, ıslah sonrası davacının davayı kasten uzatmaya yönelik davranışları) anlaşılırsa, davalı bu durumu daha sonra da bir itiraz olarak dile getirebilir. Ayrıca, HMK m. 182'deki 'deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir' ifadesi, hakimin bu durumu resen de dikkate alabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla, itiraz ilk cevapla yapılmalı, ancak resen dikkate alınabileceği için sonraki aşamalarda da gündeme getirilebilir.