Anayasa Mahkemesi'nin, bireysel başvuru yolunu 'kaynağını doğrudan Anayasa’dan alan nihai ve en etkili ulusal hak arama yolu' olarak tanımlamasının (Kadri Enis Berberoğlu (3), p. 131), bu yolun diğer kanun yollarına (istinaf, temyiz) göre konumu hakkında ne gibi bir sonuç doğurduğu söylenebilir?
Bu tanımlama, bireysel başvurunun, diğer kanun yollarından hem nitelik hem de hiyerarşi olarak farklı ve daha üstün bir konumda olduğunu gösterir. İstinaf ve temyiz, kanuna uygunluk ve maddi vakıa denetimi yapan 'olağan' kanun yollarıdır. Bireysel başvuru ise, bu yollar tüketildikten sonra, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğini denetleyen 'olağanüstü' bir anayasal yargı yoludur. 'Nihai' olması, ondan sonra gidilebilecek başka bir ulusal merci olmadığını; 'en etkili' olması ise, temel hakları koruma ve ihlalleri giderme konusunda en geniş yetkilere sahip olduğunu ifade eder. Bu nedenle, bir bireysel başvuru kararının, bir temyiz veya istinaf kararı gibi değerlendirilip, ona karşı 'direnilmesi' veya onun 'denetlenmesi' anayasal sisteme temelden aykırıdır.