VUK m. 359/b uyarınca sahte belge kullanma suçunun failinin, bu belgenin sahte olduğunu 'bilmesi gerektiği' (basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü), suçun manevi unsurunun oluşması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336983

Ceza hukukunda 'bilmesi gerekirdi' şeklindeki objektif değerlendirme, kural olarak 'taksir'in bir ölçüsüdür. VUK m. 359'daki suçlar ise 'kasten' işlenebilen suçlardır. Dolayısıyla, failin 'bilmesi gerektiği' argümanı tek başına kastın varlığı için yeterli değildir; failin sahteliği 'bildiği' veya en azından 'olası kast' ile hareket ettiğinin somut delillerle ispatlanması gerekir. Ancak, Yargıtay uygulamasında, bir tacirin mal veya hizmet aldığı kişiyi hiç tanımaması, piyasa fiyatının çok altında alım yapması, ödemelerin banka kanalıyla yapılmaması gibi durumlar, failin 'bilmeme' savunmasını hayatın olağan akışına aykırı bularak, kastın varlığına yönelik güçlü birer karine olarak kabul edilmektedir. Yani, 'bilmesi gerekirdi' durumu, kastın ispatında önemli bir delil olarak kullanılır.