CMK m. 149'da şüpheli veya sanığın 'bir veya birden fazla' müdafi yardımından yararlanabileceği belirtilmiştir. Müdafilerden birinin duruşmada bulunması, diğer müdafilere usulüne uygun tebligat yapılmamışsa, savunma hakkının kısıtlanmadığı anlamına gelir mi?
Hayır, gelmez. Şüpheli/sanık birden fazla müdafi seçmişse, her bir müdafi ayrı ayrı temsil yetkisine sahiptir ve usuli işlemlerin (duruşma günü tebliği gibi) her birine veya en azından birine usulüne uygun yapılması gerekir. Müdafilerden sadece birine tebligat yapılıp diğerlerine yapılmaması veya birinin duruşmada hazır bulunup diğerlerinin mazeretinin kabul edilmemesi gibi durumlar, sanığın seçtiği tüm müdafilerden yararlanma hakkını kısıtlar. Bu, özellikle müdafiler arasında iş bölümü yapıldığı durumlarda savunmayı zayıflatabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2007/10870 E., 2009/12866 K. sayılı kararında, seçilen müdafinin duruşmadan haberdar edilmemesi savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiştir. Bu ilke, birden fazla müdafi olması durumunda da geçerlidir.