Bir sanık, evine giren kişinin hırsız olduğunu düşünerek meşru savunma koşulları içinde hareket ettiğini iddia etmiştir. Ancak ateş ettiği kişi hırsız değil, eşidir. Sanığın bu iddiasının TCK m.30/3 (hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata) kapsamında değerlendirilebilmesi için hangi koşulun varlığı aranır ve incelenen YCGK kararında bu koşulun neden oluşmadığı kabul edilmiştir?
Makalede (Suçun Nitelikli Halinde Hataya Düşülmesi) açıklandığı üzere, sanığın meşru savunma hükümlerinden yararlanabilmesi için TCK m.30/3 uyarınca bu hatasının 'kaçınılmaz' olması gerekir. İncelenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında (2018/27 E., 2019/644 K.) bu koşulun oluşmadığı kabul edilmiştir. Gerekçesi şudur: Sanık, etrafı duvarla çevrili, 3 katlı müstakil evinin birinci katındaki yatak odasında bulunmaktadır. Ateş etmeden önce, yanında yatan eşinin yatakta olup olmadığını kontrol etmek, ışığı açmak, sesin geldiği yöne seslenmek gibi basit dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Bu basit önlemleri almış olsaydı, kendisine yönelik bir saldırı olmadığını ve penceredeki kişinin bir hırsız olmadığını anlayabilecektir. Bu nedenle, sanığın düştüğü hata 'kaçınılabilir' bir hatadır ve 'kaçınılmaz' değildir. Dolayısıyla TCK m.30/3 hükmünden yararlanamaz ve meşru savunma iddiası kabul edilemez.