Hakkında uyuşturucu ticareti yaptığına dair istihbari bilgi bulunan bir kişinin, kolluk tarafından durdurulup aracının aranması olayında, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin aramanın 'adli arama' niteliğinde olduğu yönündeki kabulünün temelinde yatan mantık nedir?
Makalede (Hakkında İstihbari Bilgi Bulunan Kişinin Üstü Önleme Araması ile Aranabilir mi?) aktarılan Dairenin mantığı şudur: Önleme araması, genel, soyut ve henüz belirli bir suça dönüşmemiş tehlikeleri önlemeye yöneliktir. Ancak olayda, istihbari bilgi 'kimliği ve kullandığı arabanın plakası belirli olan sanığın' belirli bir suçu (yüklü miktarda esrar getirme) işleyeceği yönünde somutlaşmıştır. Bu somutluk, durumu genel bir tehlike olmaktan çıkarıp, CMK anlamında 'makul şüphe'ye dönüştürmüştür. Bir suçun işlendiğine veya işleneceğine dair makul şüphenin varlığı halinde ise, başvurulacak koruma tedbiri 'adli arama'dır. Yani, şüphenin somutluk düzeyi, aramanın niteliğini belirler. Daire, somutlaşmış şüphe durumunda önleme araması kararına dayanılmasını, temel haklara müdahalede daha az güvence sunan bir yolun tercih edilmesi olarak görmüş ve bunu hukuka aykırı bulmuştur.