6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin gerekçesinde, bireysel başvurunun 'ihlalin sonuçlarını ortadan kaldıracak veya meydana gelen zararı giderecek şekilde hukuki sonuçlar doğuran bir dava' olduğu belirtilmektedir. Bu ifadeden hareketle, bireysel başvurunun hukuki niteliği nedir?
Bu ifadeden, bireysel başvurunun sadece bir 'tespit davası' olmadığı, aynı zamanda bir 'eda davası' unsurları da taşıyan, kendine özgü (sui generis) bir anayasal yargı yolu olduğu anlaşılır. Yani AYM, sadece 'hak ihlal edilmiştir' demekle kalmaz, bu ihlalin giderilmesi için yapılması gerekenlere (yeniden yargılama, tazminat, kararın bir örneğinin ilgili kuruma gönderilmesi gibi) de hükmedebilir. Bu, bireysel başvurunun, temel hak ve özgürlükler için etkili ve sonuç alıcı bir koruma mekanizması olarak tasarlandığını gösterir. (Bkz. Kadri Enis Berberoğlu (3) kararı, p.91-92).