Bir hekim, uyguladığı tedavi neticesinde hastanın 'konuşmasında sürekli zorluk' (TCK m. 89/2-c) oluşmasına neden olmuştur. Bu nitelikli halin tespiti için mağdurun tamamen konuşamaz hale gelmesi mi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336780

Hayır, gerekmez. 'Taksirle Yaralama Suçu' metninde de açıklandığı gibi, 'konuşmada sürekli zorluk', kişinin açık ve anlaşılır şekilde konuşma yeteneğinin kalıcı olarak olumsuz yönde değişmesidir. Mağurun tamamen sessiz kalması (konuşma yeteneğinin kaybolması, TCK m. 89/3-c) aranmaz. Yaralanmadan sonra ortaya çıkan kalıcı kekemelik, pelteklik, kelimeleri telaffuzda sürekli zorlanma gibi, iletişimi ciddi şekilde aksatan durumlar bu fıkranın uygulanması için yeterlidir. Bu durumun tespiti adli tıp raporu ile yapılır.