Anayasa Mahkemesi, Kadri Enis Berberoğlu (3) kararında, derece mahkemesinin tutumunu 'Anayasa hükümlerini hiçe sayan' bir eylem olarak nitelendirmiştir. Bu niteleme, sadece bir mahkeme kararının uygulanmamasından mı kaynaklanmaktadır, yoksa daha derin bir anayasal soruna mı işaret etmektedir?
Bu niteleme, sadece bir kararın uygulanmamasından daha derin bir anayasal soruna işaret etmektedir. Sorun, yargısal hiyerarşinin, Anayasa'nın üstünlüğünün ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin temelden sarsılmasıdır. Derece mahkemesinin tutumu, AYM'yi bir üst mahkeme olarak tanımamak, onun kararlarının bağlayıcılığını reddetmek ve Anayasa'nın normlar hiyerarşisindeki yerini yok saymak anlamına gelmektedir. Bu, bireysel bir uyuşmazlığın ötesinde, tüm anayasal düzenin işleyişini ve meşruiyetini tehdit eden bir 'sistemik' sorundur. AYM'nin 'hiçe sayma' ifadesi, bu eylemin basit bir usul hatası veya yorum farkı olmadığını, anayasal düzene karşı bilinçli bir başkaldırı niteliği taşıdığını vurgulamak için kullanılmıştır.