Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/3764 E., 2019/4446 K. sayılı kararında, sözleşmedeki muayene prosedürüne ilişkin delil sözleşmesinin varlığı halinde, tarafların yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile bu durumu kanıtlamalarının 'mümkün olmayacağı' belirtilmiştir. Bu ifadenin mutlak bir anlamı mı vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336763

Bu ifade, delil sözleşmesinin bağlayıcılığını vurgulamakla birlikte, mutlak bir anlama gelmez. İfadenin anlamı şudur: Taraflar, geçerli bir delil sözleşmesiyle ihtilafın çözümünü belirli bir prosedüre (örneğin, itiraz muayene komisyonu raporuna) bağlamışlarsa, bu prosedür işletilip sonuç alınmadan veya bu prosedürün hukuka aykırı olduğu ispatlanmadan, doğrudan mahkemeden yeni bir bilirkişi raporu alarak o delil sözleşmesini yok sayamazlar. Ancak, delil sözleşmesi uyarınca oluşturulan raporun usule, kanuna, sözleşmeye aykırı olduğu veya tarafsız olmadığı iddia ve ispat edilirse, mahkeme bu delil sözleşmesiyle bağlı kalmaz ve yeni bir bilirkişi incelemesi yapabilir. Dolayısıyla, Yargıtay kararı, delil sözleşmesinin keyfi olarak aşılamayacağını, ancak yargısal denetime tabi olduğunu ifade etmektedir.