Bir mükellefin kullandığı faturanın hem 'sahte' hem de 'muhteviyatı itibariyle yanıltıcı' özellikler taşıması mümkün müdür? Örneğin, gerçekte var olmayan bir firmadan alınmış gibi düzenlenen faturada, miktar da abartılı gösterilmiştir.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336696

Bu durumda eylem, 'sahte belge kullanma' (VUK m. 359/b) olarak nitelendirilir. Bir belgenin aynı anda hem sahte hem de yanıltıcı olması hukuken mümkün değildir; suç vasfı en ağır olana göre belirlenir. Belgenin temelinde gerçek bir muamele veya durum yoksa, o belge 'sahte'dir. Belgenin sahte olması, en temel ve ağır gerçeğe aykırılıktır. Bu temel sahteliğin üzerine eklenen diğer yanıltıcı unsurlar (miktar veya mahiyetin abartılması gibi), belgenin 'sahte' olma niteliğini değiştirmez. Yargıtay kararlarında da (örn. Yargıtay 11. CD, 2016/4460 E., 2017/4129 K.) bu durumda TCK m. 44 (fikri içtima) gereği cezası daha ağır olan sahte belge suçundan hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.