Bir sanık, duruşma sırasında kendisi için barodan zorunlu müdafi atanmasını talep etmiş, ancak mahkeme bu talebi dikkate almadan yargılamaya devam ederek hüküm kurmuştur. Bu durumun hukuki sonucu nedir?
Bu durum, mutlak bir bozma nedenidir. CMK m. 150/1, 'Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.' hükmünü amirdir. Bu, sanığın temel bir hakkıdır ve mahkemenin bu konuda bir takdir yetkisi yoktur. Sanığın talebine rağmen müdafi görevlendirilmeden yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6 ile güvence altına alınan savunma hakkının açıkça kısıtlanmasıdır. Bu şekilde kurulan bir hüküm, Yargıtay tarafından başka bir yönden incelenmeksizin usulden bozulur.