Bir hekim, hastasına uygulayacağı tedavi yönteminin tüm risklerini sözlü olarak anlatmış, hasta da tedaviyi sözlü olarak kabul etmiştir. Ancak yazılı bir 'aydınlatılmış onam' formu alınmamıştır. Büyük bir cerrahi operasyon olan bu müdahale sonrası bir komplikasyon gelişirse, hekimin sırf yazılı onam almamış olması cezai sorumluluğuna yol açar mı?
Evet, yol açabilir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun'un 70. maddesi, 'büyük cerrahi operasyonlar için bu muvafakatin yazılı olması gerektiğini' açıkça ifade etmiştir. Bu yasal zorunluluğa uyulmaması, rızanın geçerliliği konusunda ispat sorunları yaratır ve müdahaleyi hukuka aykırı hale getirebilir. Hasta sözlü rıza verdiğini inkar ederse, hekimin rızayı ispat yükü ağırlaşır. Yazılı onamın yokluğu, aydınlatma yükümlülüğünün de tam olarak yerine getirilmediğine dair bir karine oluşturabilir. Bu durumda, ortaya çıkan zarardan dolayı hekimin taksirle yaralama (TCK m. 89) suçundan sorumluluğu gündeme gelebilir. (Bkz. Hekimlerin Ceza Sorumluluğu makalesi).