Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. maddesinde 'karar olmaksızın arama yapılabilecek haller' düzenlenmiş olmasına rağmen, bu hükme dayanılarak yapılacak bir aramanın neden hukuka aykırı sayılacağı makalede hangi ilkeye dayandırılmıştır?
Makalede (Hakkında İstihbari Bilgi Bulunan Kişinin Üstü Önleme Araması ile Aranabilir mi?), Yönetmeliğin bu hükmüne dayanılarak yapılacak bir aramanın hukuka aykırı sayılacağı iki temel ilkeye dayandırılmıştır: 1. **Anayasa m.20/2 Hükmü:** Anayasa'nın 'Özel Hayatın Gizliliği' başlıklı 20. maddesinin ikinci fıkrası, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyasının aranamayacağını ve bunlara el konulamayacağını amir hüküm altına almıştır. Arama gibi temel bir hakka müdahale ancak kanunla ve belirli şartlarda yapılabilir. 2. **Normlar Hiyerarşisi:** Hukuk sisteminde normlar arasında bir hiyerarşi bulunur. Bu hiyerarşinin tepesinde Anayasa, altında kanunlar ve daha altında ise yönetmelikler yer alır. Bir yönetmelik hükmü, kendisinden daha üst bir norm olan Anayasa'ya ve kanunlara aykırı olamaz. Yönetmeliğin 8. maddesi, Anayasa'nın 20. maddesi ve CMK'daki arama usullerine ilişkin kanuni düzenlemelere aykırı bir şekilde, kararsız arama yetkisi tanıdığı için, normlar hiyerarşisi gereği uygulanamaz ve bu hükme dayanan bir arama hukuka aykırı olur.