Bir sanık, soruşturma aşamasında vekaletname ile bir müdafi görevlendirmiştir. Ancak mahkeme, bu vekaletnameli müdafii duruşmaya çağırmaksızın ve sanığa haber vermeksizin, CMK m. 150/3 uyarınca (cezası beş yıldan fazla hapis gerektiren bir suç olduğu için) barodan zorunlu bir müdafi görevlendirerek yargılamayı sonuçlandırmıştır. Bu usul doğru mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336568

Bu usul doğru değildir ve savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/10-5 E., 2011/25 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, sanığın vekaletname ile seçtiği bir müdafii varken ve bu müdafiin görevi sona ermemişken, mahkemenin barodan zorunlu müdafi ataması yasal dayanaktan yoksundur. CMK m. 156/3'e göre, sanığın sonradan müdafi seçmesi halinde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer. Tersi durumda, yani seçilmiş müdafi varken zorunlu müdafi atanması hukuka aykırıdır. Mahkemenin, sanığın seçtiği vekaletnameli müdafiini usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar etmesi gerekirdi.