TCK m. 221'de düzenlenen 'etkin pişmanlık' hükmünün, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan bir sanık hakkında uygulanabilmesi için, sanığın verdiği bilgilerin ne gibi nitelikler taşıması gerekir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3949 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir yol gösterilmiştir?
TCK m. 221'deki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, sanığın verdiği bilgilerin örgütün dağılmasına veya işlediği suçların ortaya çıkarılmasına 'elverişli' olması gerekir. Yargıtay'ın anılan kararında bu konuda şu yol gösterilmiştir: Mahkeme, sanığın etkin pişmanlık beyanlarıyla yetinmemeli, bu beyanların doğruluğunu ve elverişliliğini araştırmalıdır. Örneğin, sanık bazı kişilerin gerçek isimlerini vermişse, bu kişiler hakkında bir örgütsel soruşturma olup olmadığı araştırılmalıdır. Eğer kod isimleri vermişse, kolluk birimlerince bir çalışma yapılarak (örneğin fotoğraf üzerinden teşhis) bu kişilerin kimliklerinin tespitine çalışılmalıdır. Sanığın verdiği bilgilerin, başka soruşturmalara veya örgütün yapısının deşifre edilmesine somut bir katkı sağlayıp sağlamadığı değerlendirilmelidir. Bu araştırmalar yapılmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden etkin pişmanlık talebinin reddedilmesi hukuka aykırıdır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-109-adli-kontrol.html)