Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 29.11.2017 tarihli kararında, tutuklu sanığın müdafi olmadan yargılanması hangi uluslararası hukuk metinlerine ve ilkelere dayandırılarak adil yargılanma hakkı ihlali olarak kabul edilmiştir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi anılan kararında, tutuklu sanığın müdafisiz yargılanmasını bir adil yargılanma hakkı ihlali olarak kabul ederken şu uluslararası hukuk metinlerine ve ilkelere dayanmıştır: 1) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Madde 6: Adil yargılanma hakkının temel çerçevesini oluşturan bu maddeye genel olarak atıf yapılmıştır. 2) AİHM Gregacevic/Hırvatistan Kararı: Bu kararda vurgulanan ve yargılamanın tarafları arasında usuli imkanlar açısından denge olması gerektiğini ifade eden 'silahların eşitliği' ilkesine atıfta bulunulmuştur. 3) AİHM Salduz/Türkiye Kararı: Özellikle soruşturmanın en başından itibaren avukat yardımından faydalanmanın önemini vurgulayan ve bu hakkın kısıtlanmasının savunma hakkını telafi edilemez biçimde zedeleyebileceğini belirten bu önemli içtihada dayanılmıştır. Bu referanslarla Daire, tutukluluk nedeniyle delillere erişim ve savunma hazırlama imkanları kısıtlanan sanığın, müdafi yardımı olmadan yargılanmasının bu uluslararası standartlara aykırı olduğu sonucuna varmıştır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)