Cebir (TCK m.108) suçunun oluşabilmesi için kullanılan fiziki gücün seviyesi ne olmalıdır? Eğer kullanılan cebir, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüyü aşarsa, suçların içtimaı nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33655

Makalede (TCK Hürriyete Karşı Suçlar) yer alan TCK m.116'nın gerekçesinde (konut dokunulmazlığının nitelikli hali bağlamında) bu konuya değinilmiştir. TCK m.108'deki cebir, kural olarak kasten yaralama suçunun basit halini (TCK m.86/2) ifade eder. Yani, kişinin iradesini kırmaya yönelik, acı veren ancak vücutta basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde bir etki yaratan fiziki güç yeterlidir. Ancak, eğer kullanılan cebir bu ölçüyü aşarak kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birine (TCK m.87) veya temel haline (TCK m.86/1) neden olmuşsa, bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır. Fail, hem TCK m.108'deki cebir suçundan (kasten yaralama cezasının artırılmış haliyle) hem de ayrıca neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır. Bu durum, TCK m.109/6 ve m.119/2 gibi maddelerde de ayrıca belirtilmiştir.