CMK m. 220'de tanımlanan 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçunda, örgüt üyeliği için Yargıtay'ın aradığı 'örgütsel faaliyetlere katılmaya hazır olma' kastı, TCK'da açıkça belirtilmemesine rağmen neden bir unsur olarak kabul edilmektedir? Bu, 'özel kast' mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336533

Yargıtay, örgüt üyeliği suçunun manevi unsurunun oluşabilmesi için, failin sadece örgüte dahil olmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda örgütün amaçlarını bilerek ve isteyerek, örgütün hiyerarşik yapısı içinde, verilecek görevleri yerine getirmeye hazır bir şekilde bu yapıya katılması gerektiğini kabul etmektedir. Bu, 'örgütsel faaliyetlere katılmaya hazır olma' kastı olarak ifade edilir. Makalede bu durum, TCK'da açıkça belirtilmeyen bir 'özel kast' kabulü olarak eleştirilmektedir. Yazara göre, bu durum aslında TCK m. 220'nin kanuni tanımının içinde zaten var olan 'genel suç işleme kastı'nın bir görünümüdür. Yani, bir kimsenin bir suç örgütüne 'üye' olması, zaten örgütün amaçları doğrultusunda suç işlemeye hazır olduğu anlamına gelir; bunun için ayrıca bir özel kast aranması, kanuni tanımdaki manevi unsurun gereksiz yere genişletilmesi anlamına gelebilir. Bu, kanunilik ilkesi açısından tartışmalı bir yorumdur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/hirsizlik-sucu-tck-141, manevi unsur tartışması içindeki mukayeseli anlatım)