Depremde yıkılan bir binanın müteahhidi, binayı yaparken deprem mevzuatına aykırı davranmasına rağmen, ölüm neticesini öngörmediğini, sadece binanın daha az maliyetli olmasını hedeflediğini savunmaktadır. Bu savunma, 'basit/adi taksir' kapsamında değerlendirilebilir mi?
Makalede (Depremlerde Yıkılan Binalardan Doğan Ceza Sorumluluğu) bu savunmanın geçerli olmadığı belirtilmektedir. Failin adi/basit taksirden sorumlu olabilmesi için, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörülebilir bir neticeyi 'öngörememesi' gerekir. Ancak makaleye göre, 'mevzuata aykırı bir yapının deprem riski taşıdığını bilen ve bilmesi gereken bir müteahhidin, ölüm neticelerini öngörememesi kabul edilemez.' Özellikle Türkiye gibi deprem kuşağında olan bir ülkede, bir müteahhidin bu riski öngörmediğini iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Netice öngörülebilir olduğu için, en azından 'bilinçli taksir' veya şartları varsa 'olası kast' gündeme gelir, 'basit taksir'den söz edilemez.