HMK'nın 352. maddesi, istinaf dilekçesinde bulunması gereken hususları düzenler. Gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi halinde, daha önce verilmiş olan 'süre tutum dilekçesi'nin hukuki akıbeti ne olur?
'Süre tutum dilekçesi', yasal süre içinde istinaf iradesini ortaya koyan, ancak gerekçeleri daha sonra sunulacak olan bir dilekçedir. Bu dilekçenin süresinde verilmesiyle istinaf hakkı kullanılmış olur. Gerekçeli istinaf dilekçesinin daha sonra süresinde verilmemesi, başvurunun 'yapılmamış sayılması' sonucunu doğurmaz. Bu durumda, istinaf başvurusu geçerliliğini korur. Ancak, HMK m. 355 gereği, istinaf incelemesi 'istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı' olduğundan ve ortada gerekçe içeren bir dilekçe bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi incelemesini sadece 'kamu düzenine aykırılık' yönünden yapar. Genellikle de kamu düzenine aykırılık bulunmadığı tespitiyle istinaf başvurusunu esastan reddeder. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/30909 E. sayılı kararı, bu durumda başvurunun usulden değil, esastan karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html)