Tek bir fiille hem kasten öldürme hem de kasten yaralama suçları işlendiğinde, TCK m.44 uyarınca sadece en ağır suçtan ceza verilmesi kuralının, 765 sayılı mülga TCK dönemindeki uygulamadan farkı nedir?
Makalede (Farklı Neviden Fikri İçtima) bu farka işaret edilmektedir. 765 sayılı mülga TCK dönemindeki uygulama ve Yargıtay içtihatları, 'neticeyi fiilin içinde değerlendirerek' bu tür durumlarda her bir netice için ayrı ayrı ceza verilmesini benimsemişti. Yani gerçek içtima kuralları uygulanıyordu. Ancak, 01.06.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK, 'kaç fiil varsa o kadar suç' ilkesini benimsemiş ve fiilin hukuki anlamda tekliğini esas almıştır. TCK m.44, hukuki anlamda tek bir fiille birden fazla 'farklı' suç işlenmesi durumunda, 'erime sistemi'ni benimseyerek faile sadece en ağır suçtan ceza verilmesini açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, 765 sayılı Kanun dönemindeki içtihatların geçerliliği kalmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da istikrarlı bir şekilde, bu tür olaylarda TCK m.44'ün uygulanması gerektiğine karar vermektedir.