CMK m. 148/4'ün, şüphelinin müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadesinin, hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı kuralının, zorunlu müdafilik tartışmalarındaki dolaylı etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336453

CMK m. 148/4, doğrudan zorunlu müdafiliğe ilişkin bir kural olmasa da, savunma hakkı ve müdafiin rolünün önemini vurgulaması açısından dolaylı bir etkiye sahiptir. Bu kural, kolluk aşamasında müdafi olmadan alınan ifadenin delil değerini zayıflatmakta ve şüphelinin daha sonraki aşamalarda bu ifadeden dönmesini kolaylaştırmaktadır. Makaledeki zorunlu müdafilik tartışmasında bu kural, kanun koyucunun, özellikle soruşturmanın ilk ve en kritik aşaması olan kolluk ifadesi sırasında, şüphelinin kendini baskı altında hissedebileceğini ve haklarını tam olarak bilemeyebileceğini öngörerek, müdafi varlığına özel bir önem atfettiğini gösterir. Bu durum, daha ağır suçlarda (CMK m. 150/3) veya tutuklama gibi kritik anlarda (CMK m. 101/3) müdafiin neden zorunlu kılındığının temel felsefesini destekler. Yani, müdafi, sadece bir hak değil, aynı zamanda adil bir yargılamanın ve hukuka uygun delil elde etmenin de bir güvencesidir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)